6 Şubat 2011 Pazar

... ÖB ...



Kalibrasyon, ölçüm yapılan her alanda "doğru ölçüm olup olmadığının" kontrolüdür ve yeni yeni literatür'den çıkıp da uygulamalar'a olması gerektiği gibi yansımaya başlamıştır.


Kalibrasyon sürecinde önce teknik insanlar ne olduğunu anlamaya çalışmışlardır. Bir süre sonra, denetim firmalarının da baskısı ve yönlendirmesi ile cihazlarını kalibre ettirme ve sertifikalarını alma aşamasına geçmişlerdir.  Bu aşama ilk başlarda "zorunluluk"tan doğan "bilinçsizlik"le pekişen bir süreç olmuştur. Sonrasında ise, aslında bu sertifikaların dosyalık değil inceleme ve değerlendirmelik olduğunu kavrama seviyesine ulaşmışlardır. Bu sırada da  önceden sadece bölme - çarpma olan matematiksel ifadeler anlam kazanmaya başlamıştır.


Günümüzde ise, kuyumcuların bilinçli olanları dahi doğru ölçüm yaptığından emin olmak adına, cihazlarını kalibre ettirmektedir. Ve bilinçli tüketiciler de, altın alırken gramajın doğru olduğundan emin olmak adına terazilerin kalibrasyonunu sormaktadır.


Kalibrasyondan sonra, literatür bilgisinden çıkıp da uygulamalara dahil olma sırası ÖB'ye gelmiştir. ÖB, yani Ölçüm Belirsizliği, yani Measurement Uncertainty....


Hem kalibrasyon sertifikalarını "doğru" değerlendirenler hem de akredite olmak isteyenlerin kaçamadığı, tanışmak ve öğrenmek zorunda kaldığı yepyeni bir kavramdır ÖB...


Peki nedir Ölçüm Belirsizliği ?



Yapılan her ölçümde sıcaklıktan göz okumasına kadar tüm etkenlerin masaya yatırılarak, yaptığınız ölçümün + -okuma aralığını vermektir.


Daha basit bir örnek ile paylaşmak gerekirse, teraziye çıktığınız zaman ( ya da baskül, siz hangisini tercih ederseniz), gördüğünüz 50 kilonun net olarak 50 olması çok zordur. Gerek sizin teraziye basışınız, gerek odanın terazi iç mekanizmasında yarattığı genleşme gerekse gözünüzün yanlış okuması gibi pek çok etken terazideki o ok'un gösterdiği değere +, - değer eklemektedir. 50 kilo olarak gördüğünüz aslında 50.25 kilo da olabilir. Ya da 49.99... Ama net 50 olma olasılığı aslında yoktur. İşte ÖB ile siz bu etkenleri balıkkılçığına yatırarak analiz eder, istatiksel metotlarla rakamlaştırırsınız.


Tıpkı kalibrasyondaki "bilinç artış düzeyi" gibi, ölçüm belirsizliğinde de henüz bilinçlenme aşaması yaşanmaktadır.


Kimyasal reaksiyonlarda belirsizlikleri tanımlamak ve rakamlaştırmak daha kolay olduğundan, ilk olarak kimya laboratuvarlarında ÖB hesaplamaları ele alınmıştır. Hatta GUM adı verilen ve literatürde büyük bir pasta dilimine sahip olan bilimsel yayın da tüm kimya laboratuvarlarının baş köşesinde yerini almıştır.


Peki ya tıbbi laboratuvarlar? Eğer ISO 17025 ya da ISO 15189'a göre akredite olmak ise amaç, ölçümlerde ÖB'nin tanımlanması gerekmektedir.


Literatürde henüz yeni yeni beliren ve yeni yeni formülize edilen "tıbbi laboratuvarlarda ölçüm belirsizliği"nin hesaplanması imkansız değildir.


Standartlar, bu konudaki bilimsel aşamayı da bildiklerinden, satırlarında "hesaplanabildiği alanlarda" diye belirtmişlerdir.


Mikrobiyolojik testlerde, ÖB hesaplamaları geçti - kaldı sonuç raporlama formatından dolayı gerçekleştirilemez. Ancak bu bilgi tüm mikrobiyoloji testlerine de genellenemez. Çünkü eğer siz kültür sonucunuzda sayım veriyorsanız, ÖB etkilerini de gözönüne almak gereklidir.


Biyokimyasal testlerde ise ÖB hesaplamaları çok daha kolay ilerleyebilmektedir. Özellikle oto-analizör ile çalışılan testlerde, günlük olarak gerçekleştirdiğiniz İç Kalite Kontrol uygulamalarının sonuçları ve hesapladığınız %CV'ler, ÖB hesabında kullanılabilmektedir.


Tıp dünyasında daha sık bilinen "bias" ise, ÖB hesaplamalarında baş rol oynamaktadır.


Detaylar ve aklınıza takılan her türlü soru için info@akreditekalite.com adresine e-mail iletebilirsiniz.


Unutulmaması gereken ise, tıpk kalibrasyon gibi ölçüm belirsizliğinin de çok yakın gelecekte "olmazsa olmaz"lar arasına geçeceğidir. Tıpkı müşterilerinizin sizin sonucunuzu aldığında "bunun ÖB'sini öğrenebilir miyim?" diye soracağı gibi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder